''Ne içindeyim zamanın ne de büsbütün dışında Yekpare geniş bir anın parçalanmaz akışında'' (A.H.Tanpınar)
30 Mart 2012 Cuma
Çalar Saat
Uzatır parmağını, bizi tehdit edip, der:
''Anımsa!' Biraz sonra bu titreşen Hüzünler
Hedefi vurur gibi yüreğine inecek;
Puslu, buğulu Arzu kaçacak uzaklara
Sahnenin dibindeki Hava Perisi gibi;
Sana bir mevsim boyu verilmiş nasibini
Geçen her an elinden alacak parça parça.
Saniyem, böcek gibi, dinle, neler söylüyor
Üç bin altı yüz defa, her saatte, inceden
Fısıldıyor: 'Anımsa!' Ve, Geçmiş zamanım ben,
İğrenç hortumlarımla ömrünü emdim! diyor.
Remember! Esto memor! Savurgan ruh, anımsa!
(Madeni hançerem bak konuşuyor her dili.)
Bir maden cevheridir dakikalar, ölümlü,
Altını çkarmadan sakın onları atma!
Anımsa ki Zaman aç gözlü kumarbazdır,
Hilesiz de kazanır her eli, böyle yasa.
Gündüzler kısalırken gece uzar: anımsa!
Uçurum hep susuzdur; su saati boşalır.
Vaden doldu, az sonra çalacağım. Ve felek
Ve henüz kızoğlankız zevcen görkemli Erdem
Ve Pişmanlık (son durak!) sana: Ey garip adem,
Yaşlı ödlek, iş işten geçti, geber! diyecek.''
(Baudelaire Charles, Kötülük Çiçekleri, Çalar Saat, Varlık Yayınları, sf:145,146)
14 Ocak 2012 Cumartesi
değişik
Ve bu çıktı karşıma. Sorduğum bazı sorulara cevap oluyor. Çünkü benim istediğim değişik bir şey. Kendimi saçma sapan genellemelere sokmaktan vazgeçiyor ve bir nebze olsun rahatlıyorum.
16 Şubat 2011 Çarşamba
Aynada bir kartpostal
Beykoz`da oturmalı
Beykoz`da çalışan adam.
Fakat Kuzguncuk şirin yerdir
ve gayet nefis yapar gül reçelini
pansiyoncu Madam
ve kızı Raşel...
Aynada bir kartpostal:
bir manzara Nis şehrinden.
İskemle, karyola, konsol... v Denize nazırdı pencereleri...
Güneşte tavana suların ışıltısı vurur,
karanlık şilepler geçerdi geceleri
insanı olduğu yerde
eli böğründe bırakarak...
Selim`in odası havadardı.
Kırmızı yazmalar kururdu yandaki boş arsada.
Sağda Cevdet Paşa yalısı.
Yalıda bir tavus kuşu
bir de Mebrure Hanım vardı.
Mebrure Hanım
tafta entariler giyerdi.
Çok ihtiyardı
ve mavi gözleri kördü.
Tentene işlerdi Mebrure Hanım.
Uyanır bir beyaz güle başlar,
uyurken dağıtırdı gülünü...
Merhum Cevdet Paşa yalısında
Mebrure Hanımı unutmuşlardı...
Beykoz`da oturmalı
Beykoz`da çalışan adam.
Fakat Kuzguncuk şirin yerdir
Ve kırmızı yazmalar kuruyan boş arsadan
dünyayı zapta gidecek olan
pulsuz balıklar gibi çıplak çocukların
her akşam dinlerdi çığlıklarını Selim...
Nazım Hikmet
21 Aralık 2010 Salı
Haber ver ey kör
''Pörsüyen kamburlaşan bir zaman. Önünü göremeyen insan nasıl da mutsuz, adım attıkça geriye düşüyor. Sanırım gök kilitli heykelinden çıkmaya hazır. Sanırım akıl denen küçük zincir çözülmek üzere. ''
25 Kasım 2010 Perşembe
Dinle bak!
Ölmedim lâkin, yaşamaktayım
Dinle bak: vurmada nabzı ruhun.''